KLEPTOMNESIA

Be proud because simply it means your idea was good and you have the power to persuade people 🙂 Seen the word at Adam Grant’s book, noted to share, and next day Seth Godin shared the following;

“When your ideas get stolen, A few meditations:

  • Good for you. Isn’t it better that your ideas are worth stealing?
  • You’re not going to run out of ideas.
  • Ideas that spread win. / The goal isn’t credit. The goal is change.”

Full version is at: http://sethgodin.typepad.com/seths_blog/2018/03/when-your-ideas-get-stolen.html

Gurur duyun çünkü en basit haliyle, bu fikrinizin güzel bir fikir olduğunu ve ikna gücünüzün olduğunu gösterir 🙂 Kelimeyi Adam Grant’ın kitabından öğrendim, paylaşmak için not aldım ve ertesi gün Seth Godin şunu paylaştı:
“Fikirleriniz çalındığında, birkaç meditasyon:

  • Bu sizin için iyi bir şey. Fikirlerinizin çalınmaya değer olması iyi bir şey değil mi?
  • Fikirleriniz bitmeyecek
  • Yayılan fikirler kazanır. / Amaç fikrin sizin olduğunun ifade edilmesi değil. Amaç değişmek.”

(Tam versiyon yukarıdaki linkte)

“Sleeping on it” is a real thing! – “Üstüne yatmak” gerçekmiş!

Sleeping is actually helping consolidation of memory. Thinking about the issue before your night sleep or having a nap is helping for new discoveries. For one of the studies search for “Pam Harrison + sleeping”. It is also said that T. Edison and S. Dali, were both aware of this and they were taking a nap consciously to trigger their creativeness. Think the issue you like to solve and sleep on it, or have a nap on it.
Bir fikrin ya da sorunun üzerine düşünerek uyumak veya uyuklamak, beynin bu konu etrafında çalışmaya devam etmesini ve yeni çözümler bulmasını sağlıyor. Bu konudaki araştırmalardan biri için “Pam Harrison + sleeping” kelimelerini aratabilirsiniz. Hem T. Edison hem de S. Dali’nin araştırmalar bunu kanıtlamadan önce bu gerçeğin farkında oldukları ve yaratıcılığı tetiklemek için bilinçli olarak kullandıkları söyleniyor. Uykudan veya uyuklamadan önce çözmek istediğiniz konuları bir süre aklınızdan geçirin.

VUJA DE

Two Definitions: «Vuja de means shifting our focus from objects or patterns in the foreground to those in the background… It means thinking of things that are usually assumed to be negative as positive, and vice versa.» by Warren Berger.
«We face something familiar but we see it with a fresh perspective that enables us to gain new insights into old problems.» by Adam Grant
In short, VUJA DE suggests trying to have a fresh look when we are trapped in routine thinking, and looking for fresh answers in boring environments. In couple of resources, this is also referred as a key skill for entrepreneur attitude.

İki tanım: «Vuja de, odağımızı yüzeydeki obje ve olgulardan arka plandakilere çevirebilmemiz demektir… Negatif olduğunu varsaydığımız şeyleri pozitif ve pozitif olan şeyleri negatif olarak düşünebilmektir» (Warren Berger).
«Çok tanıdık bir şeyler karşılaşırız ama buna taze bir perspektifle bakarız; bu eski probleme yeni bir bakış açısı geliştirmemizi sağlar» (Adam Grant)
Kısace, VUJA DE rutin düşünme tuzağına takıldığımızda yeni şekilde bakmaya çalışmayı, sıkıcı ortamlarda taze cevaplar aramayı öneriyor. Birkaç kaynakta, Vuja De aynı zamanda temel bir girişimcilik becerisi olarak tanımlanmış.

Underlining & Highlighting – Altını Çizmek & Fosforlu Kalemle Çalışmak

The concept is called ‘illusions of competence’, if you are using a lot of highlighting or underlining, you might be deceiving yourself that you are learning everything you underline. Instead, highlighting should take place after you understand the context, than going back and highlighting/underlining only the key points. On the other hand, annotating helps a lot in learning as you have to process the information to summarize it in a few words. (MOOC – Learning How To Learn, Coursera)

“Yeterlik illüzyonu” olarak adlandırılan bir kavram; eğer bir şeyler okurken çokça altını çiziyor veya fosforlu kalemle işaretliyorsak, aslında kendimizi okuduklarımızı öğrendiğimizi sanacak şekilde kandırıyor olabiliriz. Altını çizme/kalemle işaretleme ancak metnin genelini öğrendikten sonra, geri dönerek en önemli yerleri ikinci turda işaretlediğimizde işe yarıyor. Öte yandan, okuduğumuz cümle ve paragrafları metnin kenarına bir iki kelime ile özetlemek, edindiğimiz bilgiyi önce işlemeyi gerektirdiği için her zaman işe yarıyor.

21 is dead! You need 66 days for a new habit. – 21 öldü! Yeni bir alışkanlık için 66 güne ihtiyacınız var.

According to a researchers at the University College of London, it takes 18 to 254 days to (66 is average) establish a new habit depending its difficulty. So, if the habit you are trying to have is not an easy one, allow yourself more than 21 days (as used to be known) and stick for little longer for an achievement. Consider starting today, not tomorrow not on Monday.
http://www.ucl.ac.uk/news/news-articles/0908/09080401
Londra Üniversitesi’nden araştırmcıların yaptığı bir çalışma, yeni bir alışkanlık edinmek için, yeni davranışın zorluğuna göre, 18 ila 254 güne (ortalama 66) ihtiyaç duyduğumuzu gösteriyor. Yani, edinmeye çalıştığımız alışkanlık çok kolay bir şey değilse, (yaygın olarak bilinenin aksine) kendimize 21 günden daha fazla süre vermeli ve başarı için biraz daha sabırlı olmalıyız. Bugün başlayın, yarın veya Pazartesi degil.

Nocebo is sister of Placebo – Plasebo’nun bir de kardeşi var: NOSEBO

İnandığımızda ‘Plasebo Etkisi’ ile nasıl bir şeylerin olmasına sebep oluyorsak, inanmadığımızda da ‘Nosebo Etkisi’ ile bir şeylerin olmamasına sebep oluyoruz. Yeni bir adım attığımızda karşımıza çıkacak engellerin çok ve çok büyük olacağına baştan inanıp, en ufak bir engelde korkup durmamızın ya da geri adım atmamızın sebebi belki de.

When we believe, we have the power to make things happen with ‘Placebo Effect’. Likewise, when we don’t believe we end up having things not happening with ‘Nocebo Effect’. When we have a new step towards something new, maybe that’s the reason why we stop or step back when we encounter a small obstacle as we already had believed there will be many and very big obstacles.