No One is Average – Hiç Kimse Ortalama Değil

The quote is from Seth Godin (Akimbo – I see you), and he is discussing it in relation to end of industrial age, the age when the system itself was above everything and we all needed to accommodate to the system. Yet, it is not like this anymore because of many reasons; our expectations are increasing with the increased amount of information we are facing every day, the severity of competition is pushing companies to take more specific actions to attract customers, easy reach to different alternatives and many more… We learn more, we ask more, and we push for more as customer! And at work, when we are not the customer but having customers, this situation is pushy for us, no one is accepting the average any more.

Alıntı Seth Godin’den (Akimbo – I see you), ve kendisini bunu endüstriyel çağın, yani sistemin her şeyin üstünde olduğu ve herkesin sisteme ayak uydurmak zorunda olduğu çağın, sonu bağlamında ele alıyor. Her gün karşılaştığımız yeni bilginin çokluğu, rekabetin artmasıyla şirketlerin müşteri çekmek için daha spesifik aksiyonlar alması ve alternatiflere daha kolay ulaşmak gibi pek çok sebepten dolayı durum değişiyor artık. Daha çok öğreniyoruz, daha çok istiyoruz, ve müşteri olarak daha zorlayıcı oluyoruz! Ve işteyken, yani artık müşteri olmadığımız ve müşterilerimiz olduğunda, durum bizim için zorlayıcı hale geliyor, çünkü artık kimse ortalamayı kabul etmiyor.

“Domino” Effect – Etkisi

Everybody knows that a domino can bring down another one. It was only in 1983, Lorne Whitehead discovered that domino falls could also topple bigger things. This is also an example of geometric progression as in folding papers. Domino #18 is bigger than Tower Pise, #23 Eiffel Towe, #31 Mount Everest, #57 can serve as a bridge to the moon! Think big, and start today!

Whitehead’s article was published in American Journal of Physics. Domino effect and personal development is further discussed in Gary Keller & Jay Papasan’s book The One Thing

Bir domino taşının başka bir domino taşını devirebildiğini herkes bilir. Ancak 1983 yılında Lorne Whitehead’in çalışmasına kadar, domino taşlarının sadece bir çok şeyi değil aynı zamanda daha büyük şeyleri de devirebileceği keşfedilmemişti. Kağıt katlamada olduğu gibi, bu da geometrik dizinin başka bir örneği. Domino #18 Pisa Kulesi’nden, #23 Eyfel Kulesi’nden, #31 Everest Dağı’ndan büyük olurken 57. domino Dünya ile Ay arasında köprü olabilecek büyüklüğe erişiyor! Büyük düşün ve bugün başla!

Whitehead’in makalesi American Journal of Physics’de yayınlanmış. Domino etkisinin kişisel gelişim anlamında nasıl kullanılabileceği ile ilgili Gary Keller & Jay Papasan’ın Bir Tek Şey kitabı okunabilir.

Eat your frog first – Önce kurbağanızı yiyin

Could not verify but it’s said that it was Mark Twain who said something like “If it’s your job to eat a frog, it’s best to do it first thing in the morning. And if it’s your job to eat two frogs, it’s best to eat the biggest one first.” In another version it’s something like “Eat a live frog first thing in the morning and nothing worse will happen to you the rest of the day.” I heard it in MOOC – Learning How to Learn as “eat your frog first”. Doing the most difficult job of the day, or of the week for Monday for example, will help you in stopping procrastination, and will help you in having a more positive and relax approach for rest of the tasks of the day. Your frog might be your least liked task or the task you are not very good at. And, please eat your frog only metaphorically, and leave all animals off your plate.

Gerçekten söylemiş mi teyit edemedim, Mark Twain’e atfedilen iki ayrı alıntı var. Biri; “Eğer kurbağa yemeniz gerekiyorsa, en iyisi bunu sabah ilk iş olarak yapmaktır. Ve eğer işiniz iki kurbağa yemekse, büyük olandan başlamak daha iyidir.” Diğeri; “Sabah ilk iş canlı kurbağa ye, ve günün kalanında başına daha kötü bir şey gelmeyecek”. Öğrenmeyi Öğrenmek dersinde bunu “önce kurbağanızı yiyin” larak duydum. Günün, veya örneğin Pazartesileri için haftanın, en zor işini yapmak hem ertelemeyi azaltmanıza hem de geri kalan işler için daha rahat ve pozitif yaklaşabilmenize olanak verecek. Kurbağa en zor iş, en az sevilen iş veya iyi olmadığınız bir iş olabilir. Ve lütfen kurbağınızı sadece mecazi olarak yiyin, hayvanları yemeyin.

VUJA DE

Two Definitions: «Vuja de means shifting our focus from objects or patterns in the foreground to those in the background… It means thinking of things that are usually assumed to be negative as positive, and vice versa.» by Warren Berger.
«We face something familiar but we see it with a fresh perspective that enables us to gain new insights into old problems.» by Adam Grant
In short, VUJA DE suggests trying to have a fresh look when we are trapped in routine thinking, and looking for fresh answers in boring environments. In couple of resources, this is also referred as a key skill for entrepreneur attitude.

İki tanım: «Vuja de, odağımızı yüzeydeki obje ve olgulardan arka plandakilere çevirebilmemiz demektir… Negatif olduğunu varsaydığımız şeyleri pozitif ve pozitif olan şeyleri negatif olarak düşünebilmektir» (Warren Berger).
«Çok tanıdık bir şeyler karşılaşırız ama buna taze bir perspektifle bakarız; bu eski probleme yeni bir bakış açısı geliştirmemizi sağlar» (Adam Grant)
Kısace, VUJA DE rutin düşünme tuzağına takıldığımızda yeni şekilde bakmaya çalışmayı, sıkıcı ortamlarda taze cevaplar aramayı öneriyor. Birkaç kaynakta, Vuja De aynı zamanda temel bir girişimcilik becerisi olarak tanımlanmış.