5 Balls of Life – Hayatın 5 Topu

“Imagine life is a game in which you are juggling five balls. The balls are called work, family, health, friends, and integrity. And you’re keeping all of them in the air. But one day finally come to understand that work is a rubber ball. If you drop it, it will bounce back. The other four balls – family, health, friends, integrity – are made of glass. If you drop one of these, it will be irrevocably scuffed, nicked, perhaps even shattered.” James Patterson – Suzanne’s Diary for Nicholas

“Hayatı, beş toplu havaya atıp tuttuğunuz bir oyun olarak hayal edin. Toplara iş, aile, sağlık, arkadaşlar ve dürüstlük adı verilmiş olsun. Ve siz hepsinin havada kalmasını sağlıyorsunuz. Ama bir gün iş topunun lastik olduğunu anlıyorsunuz. O topu yere düşürürseniz de gerisingeri zıplıyor. Diğer dört top –aile, sağlık, arkadaşlar, dürüstlük- ise camdan yapılmış. O toplardan birini düşürürseniz tamir edilemez biçimde çiziliyor, çentiliyor, hatta parçalanıyor.” James Patterson – Suzanne’nin Nicholas Günlükleri

No One is Average – Hiç Kimse Ortalama Değil

The quote is from Seth Godin (Akimbo – I see you), and he is discussing it in relation to end of industrial age, the age when the system itself was above everything and we all needed to accommodate to the system. Yet, it is not like this anymore because of many reasons; our expectations are increasing with the increased amount of information we are facing every day, the severity of competition is pushing companies to take more specific actions to attract customers, easy reach to different alternatives and many more… We learn more, we ask more, and we push for more as customer! And at work, when we are not the customer but having customers, this situation is pushy for us, no one is accepting the average any more.

Alıntı Seth Godin’den (Akimbo – I see you), ve kendisini bunu endüstriyel çağın, yani sistemin her şeyin üstünde olduğu ve herkesin sisteme ayak uydurmak zorunda olduğu çağın, sonu bağlamında ele alıyor. Her gün karşılaştığımız yeni bilginin çokluğu, rekabetin artmasıyla şirketlerin müşteri çekmek için daha spesifik aksiyonlar alması ve alternatiflere daha kolay ulaşmak gibi pek çok sebepten dolayı durum değişiyor artık. Daha çok öğreniyoruz, daha çok istiyoruz, ve müşteri olarak daha zorlayıcı oluyoruz! Ve işteyken, yani artık müşteri olmadığımız ve müşterilerimiz olduğunda, durum bizim için zorlayıcı hale geliyor, çünkü artık kimse ortalamayı kabul etmiyor.

“Domino” Effect – Etkisi

Everybody knows that a domino can bring down another one. It was only in 1983, Lorne Whitehead discovered that domino falls could also topple bigger things. This is also an example of geometric progression as in folding papers. Domino #18 is bigger than Tower Pise, #23 Eiffel Towe, #31 Mount Everest, #57 can serve as a bridge to the moon! Think big, and start today!

Whitehead’s article was published in American Journal of Physics. Domino effect and personal development is further discussed in Gary Keller & Jay Papasan’s book The One Thing

Bir domino taşının başka bir domino taşını devirebildiğini herkes bilir. Ancak 1983 yılında Lorne Whitehead’in çalışmasına kadar, domino taşlarının sadece bir çok şeyi değil aynı zamanda daha büyük şeyleri de devirebileceği keşfedilmemişti. Kağıt katlamada olduğu gibi, bu da geometrik dizinin başka bir örneği. Domino #18 Pisa Kulesi’nden, #23 Eyfel Kulesi’nden, #31 Everest Dağı’ndan büyük olurken 57. domino Dünya ile Ay arasında köprü olabilecek büyüklüğe erişiyor! Büyük düşün ve bugün başla!

Whitehead’in makalesi American Journal of Physics’de yayınlanmış. Domino etkisinin kişisel gelişim anlamında nasıl kullanılabileceği ile ilgili Gary Keller & Jay Papasan’ın Bir Tek Şey kitabı okunabilir.

Procrastination for creativity – Yaratıcılık için erteleme

When you finish a task, your brain also categorize it as finished and in a way stops processing and generating new ideas about. It’s said that Martin Luther King did not finish preparing his speech until last moment, kept his brain working on the speech and that’s how he ended up finding famous “I have a dream” words while he speaks. So, if you are trying to create something new, give breaks in the process and have your brain keep working on it in the background. (One of the suggestions from the writer of Originals, Adam Grant. Here is an inspiring TED Talks from him: https://www.youtube.com/watch?v=fxbCHn6gE3U)

Bir görevi bitirdiğinizde, beyniniz onu bitmiş bir iş gibi kategorize ediyor ve bu konuda yeni fikirler geliştirmeye ara veriyor. Martin Luther King’in meşhur konuşmasının hazırlığını son dakikaya kadar bitirmediği, bu yolla son dakikaya kadar geliştirebildiği ve belki de bu sayede, konuşmasının taslağında olmayan “benim bir hayalim var” sözlerini bulabildiği söyleniyor. Dolayısıyla, eğer yeni bir şey yaratmak, üretmek istiyorsanız, süreç içinde ara vermek ve beynin arka planda (dağınık mod) çalışmasına izin vermek gerekiyor. (Orijinaller’in yazarı Adam Grant’tan bir tavsiye. TED Talks linki: https://www.youtube.com/watch?v=fxbCHn6gE3U)

You need to love your colleagues – İş arkadaşlarını sevmek zorundasın

This time I dont know if this is scientifically proven or not, will check surely. However, it’s proven many times by my beloved colleagues from @wseturkey, and always stated as one of the biggest reasons for our successes. I’ve started to draft an article to further justify the intuition we had. In short, indeed in very very short, the demand and expectation around us becoming so extreme and we need a true support and diverse support (including emotions) from our colleagues, which is not happening without love. Otherwise, results are very usual, far from being great.
Bunun bilimsel olarak kanıtlanıp kanıtlanmadığını henuz bilmiyorum, ama bakacağım. Ancak, bu, @wseturkey ‘deki sevgili iş arkadaşlarım tarafından defalarca kanıtlandı, ve yaptığımız konuşmalarda hep başarılarımızın en büyük sebeplerinden biri olarak ifade edildi. Bu hissi daha fazla gerekçelendireceğim bir makale çiziktirmeye başladım. Ancak şimdilik çok çok kısaca, sebep şu; etrafımızdaki talep ve beklenti o kadar inanılmaz bir şekilde arttı ki, iş arkadaşlarımızın, duygusal tarafımızı da besleyen gerçek desteğine ihtiyaç duyuyoruz, ve bu gerçek bir sevgi olmadan olmuyor. Öbür türlü, başarılar olağanüstü olmaktan uzak ve normal olarak kalıyor.