Challenge Network – Meydan Okuma Ağı

“A challenge network is the group of people that you trust to push you to get better. They tell you the stuff you don’t want to hear, but need to hear. Support network on the other hand is our cheerleaders to whom we go to complain and get assurance. Our friends. Our favorite like-minded colleagues. Mom.” These are abstracts from Adam Grant’s podcast, “how to love criticism”.

Both looks positive and probably we need both of them in different circumstances. If we are seeking a temporary comfort we may surely go for support and it seems that when we are not consciously careful about which one to choose, we have a natural tendency for this one. We also have a natural tendency to avoid people criticizing us, we tend to drop them from our lives or avoid them at all cost, proven by a study as Grant credits; “we drop people who give us critical feedback”.

If we are seeking improvement, progress, growth, develop ourselves and our work, than the logical and necessary group to choose is challenge network. Embracing feedback is not always easy, and even quite challenging sometimes, yet they serve as trigger to start process for improvement.

Take a deep breath, and knock on the doors of your challenge group.

Hear the feedback, accept, and start utilizing.

“Meydan okuma ağı, sizin daha iyi olmanız için sizi teşvik eden güvendiğiniz insan grubudur. Sizin duymak istemediğiniz ama duymaya ihtiyacınız olan şeyleri söylerler. Öte yandan, destek ağı, şikayetlerimizi ilettiğimiz ve güvence elde ettiğimiz amigolardan oluşur. Arkadaşlarımız. Bizim gibi düşünen iş arkadaşlarımız. Annemiz.” Bu tanımlar, Adam Grant’in “eleştiriyi nasıl severiz” isimli internet yayınından.

Her ikisi grup da pozitif görünüyor ve muhtemelen farklı durumlarda her ikisine de ihtiyaç duyuyoruz. Eğer geçici bir rahatlama arıyorsak, tabi ki destek ağındakileri tercih edebiliriz. Ve öyle görünüyor ki, bilinçli olarak hangisini seçtiğimize dikkat etmediğimizde, destek ağındakileri seçmeye yönelik doğal bir eğilimimiz var. Grant’ın linkini verdiği bir araştırmaya göre de, (bize eleştirel geri bildirim verenleri hayatımızdan atıyoruz), bizi eleştiren insanlardan kaçınmak, onları hayatımızdan atmak veya olabildiğince kaçınmak üzere doğal bir eğilimimiz var.

Eğer, gelişim, ilerleme, büyüme, kendimizi veya işimizi geliştirmek gibi arayışlarımız varsa, mantıklı olan ve gereksinim duyduğumuz meydan okuma ağını seçmek olacaktır. Geri bildirimi kucaklamak her zaman kolay değildir, hatta bazen ciddi bir zorluktur, ancak geri bildirim gelişim sürecini başlatan eşsiz bir araçtır.

Derin nefes alın, meydan okuma ağınızdakilerin kapısını çalın.

Geri bildirimi duyun, kabul edin, ve faydalanmaya başlayın.

Advertisement

The Tipping Point – Kıvılcım Anı

“But if there is difficulty and volatility in the world of the Tipping Point, there is a large measure of hopefulness as well. Merely by manipulating the size of a group, we can dramatically improve its receptivity to new ideas. By tinkering with the presentation of information, we can significantly improve its stickiness. Simply by finding and reaching those few special people who hold so much social power, we can shape the course of social epidemics. In the end, Tipping Points are a reaffirmation of the potential for change and the power of intelligent action. Look at the world around you. It may seem like an immovable, implacable place. It is not. With the slightest push—in just the right place—it can be tipped.” “It is possible to do a lot with a little” (The Tipping Point, Malcolm Gladwell)

“Kıvılcım Anı dünyasında bir zorluk ve gelgeçlik varsa da aynı zamanda büyük miktarda umut da var. Sadece bir grubun sayısında oynama yaparak o grubun yeni fikirlere açık olmasında çok büyük ilerlemeler sağlayabiliriz. Bir bilginin sunumunda oynamalar yaparak onun yapışkanlığını önemli ölçüde artırabiliriz. Sadece büyük bir toplumsal gücü elinde bulunduran o birkaç özel insanı bulup onlara ulaşarak sosyal salgınların akışını biçimlendirebiliriz. Sonuç olarak, Kıvılcım Anları zekice yapılan bir eylemin gücünün ve değişim potansiyelinin teyididir. Çevrenize şöyle bir bakın. Sarsılmaz, amansız bir yer gibi görünebilir. Ama öyle değil. En küçük bir dokunuşla –doğru yere yapılırsa- bir kıvılcım çakabilir.” “Az bir şeyle çok şey yapmak mümkündür”

Kıvılcım Anı, Malcolm Gladwell; kitap özeti için tıklayınız.